Nedir bu az, orta ve koyu kavrulmuş kahve?

Uzun yıllar kahveyi Türk kahvesi formatında çifte kavrulmuş yani oldukça koyu kavrulmuş olarak içtik. Sonra hayatımıza instant kahveler diğer bir deyişle suda çözünen hazır kahveler girdi. Kahveye olan ilgi iyice arttıkça ise filtrelenmiş, demlenmiş ya da basınçla pişirilmiş kahveler günlük rutinimizde kendine kalıcı bir yer edindi. Kahve çeşitlendikçe de yeni yeni teknikler ve bilgiler ortaya çıktı ve kahve deneyimi artık tek tip değil kişiye özel bir hal aldı. Bu noktada bizi çifte kavrulmuş konseptinin biraz dışına çıkartarak yeni kavrulma tekniklerine getirdi; az, orta ve koyu kavrulmuş kahve.

Bu tekniklere, tam karşılamasa da basitçe farklı kavrulma dereceleri olarak bakabiliriz. Peki kahvemizin ne kadar kavrulduğunun ne önemi var?

Çok önemi var tabii kahve içmeyi tam bir keyif haline getirmek istiyorsanız. Zira kahvenin karakterini belirleyen en önemli aşamalardan biri kavrulma. Hangi kavrulma derecesi sizin kahve içiminize en uygun emin değilseniz size biraz yardımcı olalım.

Az kavrulmuş kahve: Kendisi kahvenin yöresel karakteristiklerini en çok barındıran kahvedir. Rengi açık kahve ya da bronzdur. En yüksek asidite oranı ve parlaklık bu tip kavrulmuş kahvededir. Kahvenin esas kalitesi de zaten az kavrulmuşta ortaya çıkar çünkü kalitesi aşırı kavrulmuş bir tat ile henüz örtülmemiştir. Brezilya’nın sambası, Kolombiya’nın Pasifik rüzgarı ya da Etiyopya’nın etnik tınıları hala oradadır.

Piyasada bilinen isimleri ise Half City, Light City yada Cinnamon Roasts olarak karşımıza çıkar.

Orta kavrulmuş kahve: Kendileri dengenin vücut bulmuş halidir. Asidite ve yoğunluk işte bu aşamada dengelenir. Rengi açıktan biraz daha koyu kahveye doğru dönmeye başlamıştır. Çekirdeklere dokunduğunuzda hafif bir yağlanma hissedebilirsiniz. Kıvam ve tat biraz daha yoğunlaştığı için kahvenin parlaklığı azalabilir ama merak etmeyin bir fincan Brezilya kahvesini elinize alıp gözlerinizi kapattığınızda samba ritmini hala hissedebilirsiniz.  

Orta derecede kavrulmuş kahve almak isterseniz de ismi City, breakfast ve regular roasts olanları seçebilirsiniz.

Koyu kavrulmuş kahve: Kahvenin zirve yoğunluğu  artık iyice hissedilir derecede ön plandadır. Rengi adından da anlaşılacağı üzere çikolata gibi koyu kahverengidir. Çekirdeklerine dokunduğunuzda yüzeydeki yağlanmayı rahatlıkla hissedebilirsiniz. Tadında uzun süre kavrulmasından kaynaklı is ve duman notaları ortaya çıkar. Az kavrulmuş kahvenin içimindeki parlaklı burada yerini oldukça yoğun bir aromaya bırakır. Kahvenin geldiği köklerin karakteristik özelliklerini bu aşamada artık hissetmeniz pek olası değil.

Koyu kavrulmuş kahve daha çok Avrupa semalarında popüler olduğundan piyasadaki isimleri de İtalian, French, ve Spanish roasts olarak görülür.

Tabii ki bir İtalyan klasiği Espresso da koyu kavrulmuş bir kahvedir bu sebeple diğer çeşitlere göre daha fazla süt ve şeker kaldırabilir.  Böylece latteden macchiatoya kadar bir çok kahve çeşidinin temelini oluşturur.

Özetle en başta da dediğimiz gibi kahve artık tek tipten kişiseye özel bir deneyime dönüştü. Hangi derecede kavrulmuş kahveyi daha çok seviyorum sorusuna vereceğiniz cevap en keyifli kahve deneyiminin de anahtarlarından. Afiyet olsun.